Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Suriye’deki savaşın 'Esad gitsin veya kalsın' kavgası olmadığını belirten gazete, “Arap Baharı dediğimiz olaylar patlak vermeden önce İran-Irak-Suriye üçlü enerji ittifakı kurarak, Avrupa’ya gaz ulaştırma kararı almıştı. Böyle bir gelişmeye Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye karşı çıktı. Dolayısıyla savaş demokrasi değil, enerji kavgasıdır” tespitinde bulundu.
SSCB’nin parçalanması sonrasında Rusya’nın yine de batı açısından alternatifi olmayan enerji kaynağı statüsünü korumayı başardığını belirten “Kızıl Yıldız”, “İlk başta ABD yönetimi Moskova’nın enerji kozlarını elinde bulundurmasından rahatsız olmuştu. Avrupa kıtasını Rusya’ya bağlı olmaksızın besleyecek Nabucco projesi çalışmaları başlatıldı. Ancak Hazar bölgesinde stratejik enerji dalaşı batı lehine sonuçlanmadı. Nabucco, Azerbaycan’dan akıtabileceği yıllık sadece 10 milyar m3 gazla Rusya’nın alternatifi olamayacağı kesinleşti.
Bunun üzerine yine ABD “Güney gaz koridoru” fikriyle ortaya çıktı. Burada Nabucco’dan farklı olarak büyük strateji oyununa tedarikçi olarak Türkmenistan’da katılmak istendi. Türkiye’nin işin içine İran’ı da alalım önerileri ise Washington tarafından kesin bir dille reddedildi.
TÜRKİYE ENERJİ DENKLEMİNİN DIŞINDA KALINCA...
Suriye savaşının patlak vermesine aylar kala, Avrupa’nın Rusya ile enerji konusunda kapıştığını gören İran, bölgede ciddi bir hamle yaptı. İran, Irak ve Suriye ile anlaşmaya vararak, 10 milyar dolara İran’ın “Güney Pars” doğal gaz yataklarından Akdeniz kıyılarına boru hattı döşeme anlaşması yaptı. İran-Irak-Suriye bu projenin altına imza attığı an kendi gazını Avrupa’ya satmak isteyen S. Arabistan ve Katar, enerji denklemi dışında kalan Türkiye ile birlikte Tahran’a meydan okumaya başladı. ABD tarafından desteklenen bu üç ülkenin Orta Doğu bölgesinden Avrupa’ya Türkiye üzerinden ulaştırılacak çok farklı enerji projesi üzerinde duruluyordu.